
Kütahya’nın Pınarları
Asalı köyünden Vehbi; yürekli, yakışıklı bir delikanlı… Öyle böyle değil… Hele ki çuha şalvarını giymesin. Bir şalvar, bu kadar mı yakışır birine! Günün birinde Vehbi, […]
Asalı köyünden Vehbi; yürekli, yakışıklı bir delikanlı… Öyle böyle değil… Hele ki çuha şalvarını giymesin. Bir şalvar, bu kadar mı yakışır birine! Günün birinde Vehbi, […]
“Güzelliğin on par’etmez Bu bendeki aşk olmasa Eğlenecek yer bulamam Gönlümdeki köşk olmasa” İnsanın, kulluktan çıkıp birey olma sürecinde yaşadığı aşk; sorgulamayı, arınmayı da beraberinde […]
Yakan bir duygudur özlem. Sadece sol göğsün altını değil, tüm bedeni, tüm ruhu yakar. Yaz günü temmuzda sırtta dolaşan soğuk bir elden, kış günü zemheride […]
Nesimi, bir daha mucize duymayacak biri gibi bakıyor. Çarşaf gibi bir ummanın ortasında bir kayık… Umman da gök de masmavi… Uçsuz bucaksız ummandaki küçük bir […]
Doğulu toplumlar, yaşadığı ya da tanık olduğu olaylardaki yenilginin nedenini sorgulamak yerine, gerçeği göz ardı ederek feleği suçlar. Böylece hem günah işlememiş olacak hem de […]
Türküler; bir hesap, bir çıkar uğruna oluşturulmaz. Hesap kitap işi türkünün doğasına aykırı… O, gerçeğin yansımasıdır. İnsan, türküye yaşadığını aktarır zaten, olmayanı değil. Bu nedenle […]
İnsan neden çekip gider? Doğup büyüdüğü yeri neden terk eder? Kahrından… Türkülerin yakıldığı zamanlarda biri memleketini terk ediyorsa bu ya yokluktan ya kahırdandır. Başka bir […]
Sabah vakti… Her şey dingin, her şey susmuş… Her şey başlangıcında… Işıklar, renkler yavaş yavaş beliriyor. Bir söğüt dalı sallanıyor nazlı nazlı. Dibindeki derede sinek […]
Sivaslı Deli Derviş Feryadi ya da Dolu Derviş Feryadi (1824-1904) gamı dillendirmiş. Gama sitem ediyor. Sonra mı? Sonra bir Divriği türküsü oluyor gam. Bugün gam […]
Acının yaşanması da kültüreldir. Evladını kaybeden Doğulu bir anne saçlarını bir daha uzatmamak üzere keserken muradının bittiğini, yeşilinin kuruduğunu anlatır. Doğu’nun başka bir yerinde aynı […]
Karadır kaşların ferman yazdırır Bu aşk beni diyar diyar gezdirir Lokman Hekim gelse, yaram azdırır Yaramı sarmaya yar kendi gelsin 1940’lı yıllar… İnsanı gösteren yüz, […]
Seher vakti… Kuşların kara bir geceden sonra ışığa kavuştuğu an… Sevinçten deli gibi dört bir yana kanat çırptıkları vakit… Seher vakti… Göze, gönle zenginliğin düştüğü […]
Hemen hemen her aşk türküsünde kavuşamamak vardır. Gençler, birbirini sever; evlenmek ister ama kızın ailesi bu evliliğe karşı çıkar. Karşıtlığı, gerilimi aileler oluşturur. Mayil ile […]
93 Harbi… Allahuekber Dağları… Bir bölgenin savunması, yedek subay Erzincanlı yedek subaya verilir. Teğmen de emrindeki askerler gibi çok genç… Daha kuzu… Daha kınalı keklik […]
“Aman geze geze de yüreğime dert oldu Ağlaya ağlaya gözlerime kan doldu.” Sevmesine izin verilmeyen genç bir adamın sitemidir bu türkü. İnsan sever de sevgisi […]
“Niye çattın kaşlarını Bilmiyom yâr suçlarımı” Çocuk masumiyetinde bir türkü… Suçunu bilemeyen koca bir adam… Dünyayı tanımaya başlayan bir çocuk kadar şaşkın… Sevdalandığı kadın kaşlarını […]
Bir sanat yapıtı ya da folklor öğesi, oluştuğu toprağın ekonomik koşullarından ayrı tutularak incelenemez. Her ikisi de o ekonomik koşullarda var olur. Türküyü de bu […]
Halk edebiyatında kimi şiirlerdeki benzetmeler insanı şaşkınlığa düşürecek kadar inceliklidir. “Eski Libas Gibi” adlı koşmanın sözleri Seyrani’ye ait… Koşma, sonraları türküye evrilir. Dupdurudur sözler. İçindeki […]
Söz yakar mı? Yakar. Acıtır mı? Acıtır. Yanar mı peki? Hem nasıl… Ha söz ha köz… İnsan, kimi zaman közde yürüse yanmaz da bir tek […]
Copyright © 2017 - Tüm hakları saklıdır.