Konma Bülbül Konma Nergis Dalına

Konma Bülbül Konma Nergis Dalına

Acının dinginliği de olur mu? Bu ağıt-türkü acının sessiz hâli… Bir hain tarafından vurulan adamın ağıdı!

Genç adam, yok yoksul biri… Eleşkirt’ten çıkmış, sırtında bir çuval erik… Erikleri şehirde satacak da para kazanacak. Bakar mısınız yokluğa ve küçük mutluluğa.

İşte ne oluyorsa o yolda oluyor. Sabahın er vaktinde… Eleşkirt yolunda… Bülbüller öterken…

Hainin biri pusu kurar. Evlenmek istediği kadının kendini değil, Eleşkirt’ten sabah vakti yola çıkan adamı seçmesini hazmedemeyen bir hain… Benliğini ele geçiren kinle ateş eder. Genç adam vurulup düşer, al kanlar içinde kalır. Erikler sahipsiz, bülbül suskun…

Ne oluyorsa o yaz sabahında yolda oluyor.

Konma bülbül konma nergis daline
Öldürürler aman bir yar yoluna
Ben de kurban olam fidan boyuna

Demeyin demeyin aman yarin vuruldi
Kanı duruldi, köye duyuldi.

Koca dünyada derdine eş bulduğu âşık bülbüle sesleniyor yaralı genç: “Ötme, diyor, konma nergis dalına. Seni de bir yâr uğruna vururlar.” Yâr yolunda vurulmak… Tertemiz, saflık kokan bir dize.
Aklında fidan boylusu var. “Ben de kurban olam fidan boyuna.” dediği… O anda bile yâr var aklında. Zaten akıldan hiç çıkmadığı zaman yâr, yâr olmaz mı?

Eleşkirt’ten çıktım yüküm eriktir
Açmayın yaremi delik deşiktir
Benim sevdiceğim ince feriktir.

Demeyin demeyin aman yarin vuruldi
Kanı duruldu köye duyuldu.

Yoldan geçenler, silah sesini duyup koşarlar. Genç adamın erikleri dağılmış, bir bülbül yanı başında al kanlar içinde. Genç âşık yalvarır onlara. Yârine, vurulduğunu söylememelerini ister. Üzülsün istemez. Kara haber bu… Durur mu? Tez ulaşan değil mi?

Bu nasıl sevmedir genç adam? Taze ferik diyor sevdiğine. Benzetmenin temizliğine bakar mısınız? Kimsin sen genç adam? Sen gittin, türkün kaldı. Kalmasaydı keşke! Sen yaşıyor olaydın da varsın bu türkü olmayaydı. Aşk, bağlılık, insanlığın evrensel bir olgusudur; olgusudur da erikleri kim satacak artık? “Erikler çiçek açtığında cehennem üşür.” mü yine?

Hiçbir değer, senden, insandan daha değerli değil ki! Yaran nasıl genç adam, yaran?

Hainler, korkak olur. Tüm hainlerin ortak özelliğidir korkaklık. Sis, bir kayanın arkası, karanlık ve pusu… Onlar budur. Karanlık ve pusu hainin silahıdır.

Çetin Altan demişti: “Batıda düello, doğuda pusu vardır.”

Eleşkirt’te erikler çiçek açıyor mu hâlâ?

2 Comments

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.