Şen Olasın Ürgüp Dumanın Tütmez

“Şen Olasın Ürgüp Dumanın Tütmez” bir ağıt… Kaynak kişi Refik Başaran.

Ağıt, ne mi demek? Acı demek, soluksuz kalmak demek… Birinin muratsızlığı… Doymadan koparılmanın, kalleşe düşürülmenin, pusuya kurban gitmenin, “ödlek öçin alması”, yaşananların burundan getirilmesinin dillendirilmesi demek. Bir avuç ağı demek. Korkağa yenilmek, zamansız tadılan ölüm demek.

Ağıt ne mi? Bir avuç toprağın çapalanıp sulanmasına karşın yeşermemesi… Salkım söğüdün altında uzaklara dalıp kahve içerken fincanın kırılması, söğüdün altında çırılçıplak kalıp üşümek…

Cemal, Ürgüp’ün ileri gelen ailelerinden bir genç; Şerife ile birbirlerini severek evlenirler.

Şen olasın ürgüp dumanın gitmez
Gıratım acemi golanı tutmaz
Oğlun da pek güccük yerini tutmaz

Cemal’im Cemal’im algın Cemal’im
Al kanlar içinde kaldın Cemal’im

Ürgüp’ten çıktığımı görmüşler
Gıratımın gidişinden bilmişler
Beni öldürmeye karar vermişler (kavil etmişler)

Cemal, Ürgüp’ün ileri gelen ailelerinden bir genç; Şerife ile birbirlerini severek evlenirler. Şerife, 14 yaşında var yok. Bala daha…

Bir gün Cemal, pusuya düşürülüp öldürülür. Hain çok, pusu da…

Düşmanın da yiğit olanı!

Kara olan tez ulaşır Şerife’ye. Şerife ıssız çöl… Şerife uzayın derinliğinde bir yıldız yalnızlığı… O bir Yusuf kuyusu…

Ürgüp de şen değil. Ürgüp başı dumanlı… Ürgüp ateşler içinde… Ağıt kaçınılmaz. Ağıt yakıla ki acının yükü hafifleye. Şerife, dedikleri bir bala daha… “Üstünü başını yırtmış ağıtlardan şiiri”ni (Cemal Süreya), türküsünü ağıt-türküyü yaratır Şerife.

Acı, acıyı çeker, derler. Birkaç yıl sonra oğlu da ölünce aileden çıkmaması için Cemal’in yeğeniyle evlendirilir Şerife. Kocasının ölümü, oğlunun ölümü ve geniş anlamda levirat… Kardeş gözüyle baktığı erkeğin karısıdır olmak… Acının acıyı çektiği doğru.

O değil de Cemal’e yazık oldu.

Pusucular mı?

Herhangi bir ahlaki değeri olmayan ya da ahlaki yönelimi olmayan kişilerdir pusucular. Ahlaki seçimleri olmayan bu kötücüler, ahlakın yol açma özelliğinden de uzaktırlar. Her pusuda ilkel insanların ayinlerde içtikleri bir tas kanın peşindedirler.

Pusu, yalnız Cemal’e değil Şerife’ye de, “güccük” oğullarına da, dürüstlüğü de, mertliğe de kıymış oldu. Pusunun ilkellerinde vicdan olmadığı için onlar acıyı da bilmez.

Vicdanı olmayan, iyiliği bilmeyen bir insan acı da çekemez. (Khaled Hosseini, Uçurtma Avcısı’dan)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.