Adalet Zola’dır

Bir kişiye yapılmış haksızlık, tüm insanlığa karşı yapılmış haksızlıktır, diyor E. Zola.

Adaletsizliğe ben uğramamış olabilirim, siz de uğramamış olabilirsiniz. Ama herhangi bir kardeşimiz, haksızlığa uğramışsa hepimiz haksızlığa uğramışız demektir. Bu haksızlık, herkesi mutsuz etmeli. Adaletsizlik, başkasına yapıldı diye “Beni ilgilendirmez, bana ne?” denmez. Kim ki bunu, der; o insan, insan yanını yok eder, insanlığı derin yara alır. Bunu dediğinde utancı o an hissetmeyebilir ama sonra, çok sonra yara kanar, kangrene dönüşür.

Kangren, acıya ortak olmayanın bir yanını almadan da gitmez.

Beethoven “Bir sırrı saklayarak adalete zarar vermektense, adalet uğruna zarar görmeyi
tercih ederim.” diyor.

Adaletin yakınıdır vicdan. Dil sussa da o susmaz. Dil, sussa da yürek susmaz. Göz sussa da vicdan susmaz. Susan, görmeyen vicdan adaleti nasıl bulacak? Haksızlığa uğrayan senin türündür, haksızlığa uğrayan insandır, haksızlığa uğrayan insanlıktır, insanlık onurundur. Sadece haksızlığa uğrayanın değil, seyirci olanın da onuru yok olur.

Birinin onursuzlaştırılması, tüm insanlığın onursuzlaştırılmasıdır. Bir canlının hele ki kendi türümüzün acısından kaçamayız. Adalet susmayanı, adaletsizlik seyredeni sever.

“Adalet ilkin devletten gelmelidir çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir.” diyor Aristo.

Adalet olunca kahramanlığa lüzum kalmaz der, bir anonim cümle de. Öyledir. Adalet işliyorsa kahramana gerek yoktur. Her kahramanı çaresizlik ya da adaletsizlik yaratır çünkü. Adalet olsaydı Yaşar Kemal, “İnsanın piçine demirin tuncuna kaldık.” demeyecekti. Adalet olsaydı Emile Zola ünlü “Seni Suçluyorum” cümlesiyle gazeteye manşet olmayacak, ölümle tehdit edilmeyecekti Dreyfus davasında. Dreyfus’un suçsuzluğu biliniyor ama herkes susuyordu. Emile Zola susmadı. Susan Fransız Cumhurbaşkanı’nı adaletsizlikle suçladı.

Adalet Emile Zola’dır bu nedenle, Köroğlu’dur, Yaşar Kemal’in güzel insanlarıdır.

Özellikle rüyada yaşayanlar adaleti pek sevmez. Adalet, rüyadan uyandırır çünkü. Adaletin; gerçeğin, doğrunun yanında olma gibi bir özelliği vardır. Bu nedenle can yakar. Adaletsiz olan rüya görür hep, ütopya nedir bilmez. Onlar ütopyaların da katilleridir.

Gonçarov “Batı’da hayaller, gerçekleştirilmek için kurulur, Doğu’daysa gerçeklerden kaçmak için…” der. İbnü Haldun’un “Coğrafya kaderdir” cümlesi acı bir coğrafyaya dönüşür artık. Rüya, ütopyaya dönüşmedikçe adalet de rüyada kalır. Kim ki ütopyaları yok eder, o haindir.

Binlerce yıl önce “Önce adaletin yangını söndürülmelidir.” diyen Herakletios haksız mı?

Amma velakin… Ezcümle ha söyle de söyle!

Yorumlar

1 Comment

Yanıt Ver

E-posta adresiniz yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...