Burak Kaya makaleleri
Bekir Amca
Artık yazmanın zamanı geldi. O, bunları okuyamayacak diye üzülmüyorum, nasılsa hayatta olsa da okumayacaktı. Bekir Amcanın ilgilenmediği şeylerin başında kendisi gelirdi. Bu, gösteriş amaçlı bir […]
Vergi Dairesi
Kaç gündür, Ümraniye’deki Vergi Dairesine gideceğim. Her seferinde bir bahane bulup, işi ertesi güne erteliyorum ama artık gitmeliyim, evet, yarın mutlaka gitmem gerek. Aslında öyle […]
Kaynak Makinelerinin Işığında
Tuzla’dan Pendik’e doğru sahile bağlanan yeni yolda yürüyorum. Hava kararmış. Solumda kıyı boyunca sıralanmış, bitişik tersanelerden deniz görünmüyor. Adımlarımı tersanelerden gelen çekiç seslerine uyduruyorum. Koyu […]
Ne Zaman Yağmur Yağsa Sen Yoksun
Ne zaman yağmur yağsa sen yoksun. Adını bilmediğim bir şehrin, küçük bir otel odasında kitap okuyorsun. Belki de sigara içiyorsun yanımda. İzini bulup da kapını […]
Koşarak Gelen
Sesleri birbirine dolanmış, duymayışımız ondan. Odayı adımlayan biri var yanlarında. Biz değiliz ama başkası da değil. Yitirmiş neyi varsa. Gemiden denizaltına sürülen bir asker gibi […]
Deniz Diyordum
Deniz diyordum. Dalgalı. Sonrasında ıhlamur kaynattığın gecelerden biriydi. Issız bir lokantadayız, bütün masalarının ayırtılıp kimsenin gelmediği. Saat dokuzu geçiyor, sandalyede yatan kediden anlıyorum. Son bir […]
Kayaların Sesi
Kayaların üstündeyiz işte, yıllar öncesinden kalma resimler var elimizde. Elimizle tutamadığımız, ancak tutunmak için uzandığımız. Yenilgilerimizden sıkılmış, birbirimize bakıyoruz. Bakacak yüzümüz yok başka yere. Bu […]
İki Pencereli Bir Aşk Hikâyesi
Çimenler, yeşillerini matlaştıran soğuk nem tabakasının altında. Rüzgarın her esişinde, mor dairelerle büyüyen, yağmur suyunun kenarında oturuyoruz. – “On beş yaşındaydım. Siz eski evinizde otururken. […]
Uzun Bir Kış Geçti
Uzun bir kış geçti. Konuşmadan. Yuvarlak mavi ateşi ocağın. Yatakla salondaki kanepe arasında geçti bir mevsim. Eşyalar birleşip, odanın ortasına açılmış pencereden aşağı sarkıtmıştı ayaklarını. […]
Kauçuk Yaprakları
Küçük su damlaları var yüzümde. Yaşım on dokuz. Az önce koşarak geldim, yüzümdeki kırmızılık ondan. Saçımı tararken köşedeki pencereden sızan ışığa bakmıştım. Oradan saatin kaç […]
Tonmayster
– Stüdyoda görüşürüz. Ankara’da akşam telaşı, işyerleri yeni kapanmış, çalışanlar bir an önce eve ulaşmak için otobüs duraklarında, dolmuş kuyruklarında itişiyorlar. – Öğlenden beri bir […]
Arkadaş Toplantısı
ayhan Elleri hep ıslak, konuşması uzun bir caddenin yokuş yeri gibi. Yirmi yıldır tanıyorum bu herifi. Çelimsizin tekiydi o zamanlar. Serap’ın kıçında dolanıyordu. Benim Opera’daki […]
Denize Doğru
Sahilde, Dragos’a doğru giderken yeni yolla denizin arasındaki parkın yanına kiremit rengi taşlar döşendi. Tuhaf gelebilir ama, bu taşların hüzünlü bir yanı var. Aslında her […]
Servis Aracı
Sabah ayazı fabrikanın önünde bekleyenleri birbirine yaklaştırmıştı. Salim, kapıda biraz oyalandı. İdari İşler Müdürü güvenlik kabinindeki telefondan birisiyle, alçak sesle konuşuyordu: – Başka bir formül […]
Salih Bey’in Cenazesi
Salih Bey son günlerde görmeye alışık olduğu rüyasından ter içinde; – “Vay deyyus vay” diye bağırarak uyandı. Sesi odada yankılanırken, açılan kapıdan Şükriye Hanım göründü. […]
