Pes

2007’de, elli bin kişinin başvurduğu uluslararası ‘Mainchi Haiku Yarışması’nda büyük ödülü Yelda Karataş kazanmıştı. Kolay değil, yarışmaya tam elli bin kişi katılıyor ve büyük ödülü de bizden biri kazanıyor, üç dizelik şiiriyle dünya birincisi oluyordu.

Ama kim biliyor bunu? Sanat kimin umurunda? Yelda Karataş’ın büyük ödülü kazandığını bilen kim? Biletin pahalı olmasından dolayı Yelda Karataş’ın ödülünü almak için Japonya’ya gidemediğini kim biliyor? Diyelim ki Yelda Karataş ödülünü alıp geldi. Onu karşılamaya havaalanına kim giderdi? Kim?

Oysa 2008’de Pekin Olimpiyatları’na 500 kişilik Türk kafilesi gönderilmişti. Yekta Karataş “Spor için 500 kişi Pekin’e gönderiliyor ama dünya birinciliği kazanmış tek kişi neden Japonya’ya gönderilmiyor?” diye düşünmüş müdür acaba? Ihlamur çiçeği kokulu Yelda Karataş, Japonya’ya giden uçaklara bakıp durmuş mudur acaba? Ihlamur çiçeği kokulu Yelda Karataş, turnalara deseydi, turnalar alıp götürürlerdi ki… Alırlardı kanatlarına Yelda Karataş’ı, uçururlardı. Hem de hiç yorulmadan hem de onur duyarak… Turnaların bir kanadında Yelda Karataş, diğer kanadında şiir… Al, yeşil, pembe kanatlı turnalar vefalıdır. Usta ozanı kanatlarına takıp götürürlerdi.

Amma velakin…

Nuri Bilge Ceylan, Cannes’da ‘Kış Uykusu’ filmiyle büyük ödülü kazanmıştı. Kaldı ki yurt dışında aldığı tek ödül de bu değildi. Peki, Nuri Bilge Ceylan, ödülünü alıp Türkiye’ye döndüğünde kaç kişi havaalanına gitti karşılamaya?

Sinemanın dâhisidir Nuri Bilge. Deseydi, dağdaki ceylanlar suya iner gibi gidip karşılarlardı onu. Ceylanlar, suya iner gibi giderlerdi havaalanına. Ceylanlar vefalı olur, ceylanın ağıtı essah olur.

Amma velakin…

Tenor Cenk Bıyık, Avrupa’da rüzgârlar estiren operacımız… 2002’te Siemens Opera Yarışması’nda birinci olunca Karlsruhe Operası’nda eğitim bursu kazanıp solist sözleşmesi imzalar, çeşitli operalarda rol alır. Cenk Bıyık, Almanya Kupası final maçında, Berlin Filarmoni Orkestrası eşliğinde Alman Milli Marşı’nı söyleyerek de Avrupa Kupa Ödülü’nü kazanır. O berrak, o hiç yorulmayacakmışçasına akıp giden sessiyle tüm dünyayı hayran bırakır kendisine. O söylediğinde sanki Munzur akıyordu sahada. Sanki sesinden bir Anadolu turnası havalanıyordu. Sanki o söylediğinde bir bülbül avazı kaplıyordu sahayı.

Türkiye’ye döndüğünde Cenk Bıyık’ı karşılamaya kim gitti? Kimler gurur duyup koştu havaalanına? Kim? Munzur tekti, bülbülün avazı sessizdi yurda ayak bastığında. Anadolu turnası, derununda bir yara, tekrar havalanıp uzaklara uçtu mu acaba?

Amma velakin…

Birkaç gün önce Galatasaray’ın Monaco’dan transfer ettiği Falcao’yu karşılamaya havaalanına on binlerce kişi akın etmiş. On binlerce kişi…

Kimi zaman ‘pes’ sözcüğü anlatılacak her şeyi daha iyi anlatır.

Pes!

Fransa ya da Almanya devlet başkanı, dünya kupasını kazanan futbolcuları kabul edip hepsini tek tek kutlar. Futbolcular odadan çıkarken devlet başkanı futbolculara seslenir tekrar: “Gençler, bir ülkenin dünyadaki saygınlığını futbol değil, sanat ve bilim belirler. Bunu biliyorsunuz değil mi?”

Ezcümle… Amma velakin… Ha söyle de söyle.

Yorumlar

İlk yorumu siz yapın

Yanıt Ver

E-posta adresiniz yayımlanmayacak.




Loading Facebook Comments ...